Çeşme’de RES alanlarının başka rantlara açılmayacağı ne malum?

Çeşme’de RES alanlarının başka rantlara açılmayacağı ne malum?
  • 06.04.2015

Yarımada Ortak Yaşam Platformu tarafından hafta sonunda Seferihisar’da düzenlenen ve İzmir Yarımadası’nın sorunlarının irdelendiği arama konferansına katılan CHP İzmir Milletvekili Musa Çam Çeşme Aktüel’e verdiği özel demeçte hem konferansla ilgili, hem de RES’ler konusunda görüşlerini açıkladı.

 

YARIMADA İZMİR’İN LOKOMOTİFİ OLACAK

Geçtiğimiz günlerde CHP’nin İzmir 1. Bölge önseçim sandığından birinci sırada çıkarak zaferini ilan eden Musa Çam, Seferihisar etkinliğinin son yıllarda yapılan en önemli toplantıların bir tanesi olduğuna dikkat çekerek, “Çeşme, Urla, Seferihisar, Karaburun ve Güzelbahçe’yi kapsayan bu yarımada beyin fırtınası, bana göre şu son yıllarda yapılan en önemli toplantıların bir tanesi. Çünkü bu bölgeyi bir bütün olarak düşünmek gerekir. Herhangi bir ilçede yapılan olumsuzluk tüm yarımadayı otomatikman etkiliyor. Gelecek için ortak hareket etmek gerekiyor, tek başına kurtuluş yok. Yarımada ya hep birlikte mücadele edecek, veyahutta yok olacak. Dolayısıyla kurulan bu birliği ve beraberliği çok önemsiyorum ve birlikte mücadeleyi de çok doğru buluyorum. Yoksa lokal olarak, örneğin Çeşme’nin, Çeşme sorunlarıyla tek başına mücadele ederek başarılı olması mümkün değil. Yarımadanın korunması ve kollanmasını, gelişmesini turizm ve istihdam açısından ve yarımadanın geleceği açısından önemli buluyorum. Bunda emeği geçen tüm arkadaşlarımı da kutluyor, başarılar diliyorum. Yarımada önümüzdeki süreçte İzmir’in geleceği ve kurtuluşu olacaktır. Çünkü İzmir ticaret, kültür, sanat ve aynı zamanda bir kongreler merkezi. Ayrıca sağlık turizminin olması gereken bir yer burası. Termalin ana menşei de bu yarımadadır. Ben yarımadanın İzmir ekonomisinde büyük bir lokomotif görevi üstleneceğini görüyorum” diye konuştu.

 

“DUR” DİYEMEZSEK SONUCU KORKUNÇ OLACAK

Son birkaç yılda yanlış yerlerde kurulmak istenen Rüzgar Enerji Santralleri (RES) için çok defalar Çeşme’ye geldiğini ve düzenlenen eylemlere destek verdiğini söyleyen Musa Çam sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yarımadada özellikle de Çeşme’de büyük bir RES sorunu var. Sorun derken, elbette kimse yenilenebilir enerjiye karşı değil. Ama siz gelip RES’leri mahalle sınırları içine kurmaya kalkarsanız, halkın sağlığını tehdit edersiniz. Daha önce de Alaçatı’ya girişte RES’ler kuruldu ama ürettikleri enerjinin kapasitesi ile kurulu direk ve kanat boyları şimdikilerin yanında devede kulak bile değil. Üstelik o zaman için yerleşim alanlarına uzaktı. Yani bir sorun yoktu. Zaten 2018 yılında ömrünü dolduruyorlar. Ama şu anda Çeşme merkez Karadağ’da, Ovacık mevkiinde, Mamurbaba mevkiinde ve Germiyan bölgelerinde yapılmakta olan ve yapılacak RES’ler devasa boyutlarda. Üstelik bazıları daha kurulmadan repowering (ruhsat aldıkları kurulu güç iznini artırma) planlarını hazırladılar bile. Eğer bunları durduramazsak etkileri daha korkunç olacak. Tek çaremiz ortak mücadele. Urla’da alınan bir yürütmeyi durdurma kararı hemen yarımadanın diğer bölgelerine emsal gösterilmeli. Çeşme’de bir iptal kararı mı çıktı? Hemen diğer dava dosyalarına eklenmeli. RES’lerin yanı sıra bir de su kaynakları üzerinde yapılmak istenen taş ocakları var. Bunlarla da ortak mücadele etmeliyiz. Tekrar söylüyorum, biz ne rüzgar enerjisine, ne taş ocaklarına karşıyız. Bunların doğru yerlerde yapılması gerekiyor. Şu anda tespit edilen yerlerin yanlış mekanlar olduğunu, çevreye, insan hayatına ve hayvanlara, doğaya büyük zarar verdiğini/vereceğini düşünüyoruz. Yoksa bir ülkenin kalkınmasına, gelişmesine, rüzgar güllerine, taş ocaklarına karşı değiliz.”

 

5-10 YIL SONRA HANGİ RANT KAPILARI AÇILACAK BİLEMEYİZ

Bir de ‘Bu yerleri kim, neden seçti?’ sorusunun sorulması gerektiğini belirten Çam, “Mesela ben şimdi soruyorum. Bilindiği üzere Alaçatı Havaalanı için ayrılan ve pisti bile yapılan bölgeye 500 metre mesafede RES’ler var. Halbuki Almanya’da havaalanına 15 kilometre mesafe sınırı konulmuş. İktidarın sermaye kesimiyle bu kadar içli dışlı olması, sermayedarın da maliyeti düşürmek için dikkatlerden kaçırıp ruhsat almasına göz mü yumacağız. Tabii dağın tepesine yol açmak maliyetli iş, hem dağın tepesinde başka rant da yok. Ruhsat aldıkları şimdiki bu yerlerde 5-10 yıl sonra kimbilir daha ne rant kapıları açılacak. Karadağ Çeşme’nin en güzel yerinde. Sakız adası, körfez manzaralı, şehri panoramik gören ve satılığa çıksa yatırımcının gözünü kırpmadan milyar dolarlara sahiplenmek isteyeceği 9 bin 500 dönümlük güzide bir yer. 9 milyon 500 bin metrekare. Yarın bir gün, oldu bittiyle SİT derecesinin, imar planlarının değiştirilmeyeceği ve sermayedara ne rant kazandıracağını düşünebiliyor musunuz? Ya da şimdilik altı tane türbin ruhsatı alınan yere, 5-10 yıl sonra 950 tane türbin dikilmeyeceği ne malum? Çünkü yer müsait. Çeşme’nin baş ucunda yüzerce türbinin yaratacağı görüntü kirliliğine ve sağlık sorunlarına rağmen turist geleceğine inanıyor musunuz? Tüm bu sorulara tatminkar yanıt alabiliyor muyuz? Hayır. Ama sorunun üzerine tüm yarımada olarak örgütlü bir şekilde gidersek, önce Türk yargısında davalar açarsak, reddedildiğinde AİHM kapılarını güçlü, örgütlü bir şekilde çalarsak, karşımızda durabilirler mi? O diktikleri/dikecekleri türbinleri söktürüp ellerine vermez miyiz? O nedenle yılmadan ortak mücadeleye devam ediyorum” dedi.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Spam Yorum Koruması *