RES’ler konusunda Çeşme hakkını aramaya devam ediyor

RES’ler konusunda Çeşme hakkını aramaya devam ediyor
  • 29.04.2015

Çeşme, yaşam alanları ile mahalle sınırları içinde planlanan ve oldu bittilerle uygulamaya çalışılan Rüzgar Enerji Santrali (RES) projelerine karşı yurttaş duyarlılığı ile davalara müdahil oluyor.

Çeşme’de ABK şirketi tarafından yapımına başlanan RES projesi için verilen ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı ile Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Komisyonu kararının iptali için İzmir Valiliği ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aleyhine 5. İdare Mahkemesi’nde açılan davanın duruşması 27 Nisan’da yapıldı. Yaklaşık iki saat süren duruşmaya Çeşme’den davacı ve müdahiller ile çok sayıda yurttaş katıldı. İzmirli çevreciler de duruşmaya gelerek Çeşmelileri yalnız bırakmadı.

PROJELERİN KÜMÜLATİF ETKİ DEĞERLENDİRMESİNİN YAPILAMAMASININ, İPTAL GEREKÇESİ OLDUĞUNU EMSAL MAHKEME KARARLARIYLA AÇIKLADI

Davacı ve müdahillerin avukatı Avukat Mehmet Horuş, davalı kurumların verdiği izinlerin ve şirket tarafından hazırlatılan raporların eksik ve yanıltıcı bilgiler içerdiğini, bilirkişiler arasında yeterli konu uzmanının olmadığını belirterek, yörede var olmasına rağmen yok sayılan sakız ağaçlarına, ardıç türlerine ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere göre koruma altında olan endemik türlerin listesini mahkeme sundu. Ayrıca RES’in kurulacağı alanda geniş üzüm ve zeytin bahçeleri olduğu ve tarımın zarar göreceğini vurguladı. Ayni yörede birbirine yakın ve kısmen iç içe girmiş farklı firmalar tarafından üç tane daha RES yapılmasının planladığını dile getiren Horuş, yörenin ekolojik kaldırma kapasitesinin ve bu projelerin kümülatif etki değerlendirmesinin yapılamamasının, iptal gerekçesi olduğunu emsal mahkeme kararlarıyla açıkladı.

TÜRBİN ADEDİ, KAPASİTELERİ VE YERLERİ KONUSUNDA PROJE DIŞINA ÇIKILDI

Davacı Avukat Mehmet Horuş öncelikle ÇED raporuna mesnet olan proje dosyasının güncelliğini yitirdiğini ve ÇED raporunun bugünkü oluşumlara göre yeniden irdelenmesini istedi. Zira türbin adedi, kapasiteleri, yerleri devamlı değişime uğrayıp sunulan projenin dışına çıkıldığının belirlendiğini dile getirdi.

ÇER GEREKSİZDİR KARARI, YENİDEN MAHALLİNDE DEĞERLENDİRİLMELİ

Horuş ayrıca çeşitli resmi kurum ve üniversitelerce hazırlatılan raporları sundu. Bu durum değerlendirildiğinde ÇED raporunun konunun yeterli uzmanlarınca yerinde yeniden değerlendirilip, idarenin ÇED gereksiz değerlendirmesinin yeniden mahallinde değerlendirilmesi gerekliliğini vurguladı.

DOĞAYA, HAYVANA SAYGILILARMIŞ AMA İNSANA SAYGILARI YOK

Firma yetkilisi her zamanki söylemleri ile doğaya, hayvanlara ne kadar duyarlı olduklarını bahsederken, çevrede yaşayan insanların onlar kadar bile gözetilmediğinden bahsetmedi.

PARÇALANAN TÜRBİN KANADININ 400-500 METRE UZAĞINDAKİ YAŞAMA PARÇA ETKİSİ VAR

Ağaç diktiğinden bahisle, dikilen peyzaj ağaçlarının cinsinin yerel doku ile uyuşmadığının farkında bile değildi. Kendilerince hep ilklerden bahsetti, otomatik ikaz ve yangın söndürmeden bahsederken, parçalanan kanadın 400-500 metre uzağındaki yaşama parça etkisini göz ardı etti.

YENİ NESİL TÜRBİNLER SENDROMA NEDEN OLUYOR

RES’lerin 20-30 yıllık dünya geçmişinden ve Alaçatı ARES’den bahsederken, projesinde değiştirdiği yeni nesil türbinlerin kanatlarının son yıllarda tüm dünyada bilinen ve tartışılan etkilerini minimize ederken, projede türbinlerin büyüyen kanatlarının sebep olduğu düşük frekanslı titreşim ile oluşan sendromdan bahsetmedi.

ÇEVRENİN CANINA OKUDULAR AMA ABK ÇEVRECİYMİŞ

Duruşmada davalı tarafta yer alan İzmir Valiliği temsilcisi çevreyi korumak adına şimdiye kadar projede değişiklikler yapıldığını, gerekirse bir daha değiştirilebileceğini dile getirdi. ABK şirket yetkilisinin duruşmaya izleyici olarak gelen Çeşmelilere, ”bir grup face’ciye oranla kendilerinin daha çevreci olduklarını söylemesi üzerine mahkeme başkanı tarafında uyarıldı. Şantiye alanında ve ulaşım yollarıyla çevrenin canına okumakla nasıl çevreci olunuyorsa artık..

KISTAS ŞEHİR MERKEZİNE OLAN UZAKLIKMIŞ

En çarpıcı örnekleme ise şehir merkezine olan uzaklığın kıstas alınması idi. Hâlbuki 150 metre yakınında yaşayan, duruşmadaki 80 yaşındaki ninenin şimdiden duyduğu rahatsızlığı göz ardı etti. Bu kanatların en yakın yerleşim birimine yani konuta etki alanının 3.2 km olduğu, saha çalışmalarında kabul gören mesafedir.

50 YIL KORUYACAKLARMIŞ

Firma yetkilileri devamında bu arazilerin aksi takdirde imara açılıp betonlaşacağını, Toscana Vadisi ve golf gibi turizm tesislerinden bahsetti, 50 yıl korunacağını savundu..

YÜZLERCE DÖNÜM DİKİLİ BAĞ VE ZEYTİNLİK

Söz alan davacı, bu arazileri babadan gelen 60 yıllık aile şirketi adına aldıklarını, II. Derece Doğal Sit alanda turizm imarı olduğunu ama arazileri bir bütün haline getiremedikleri için zamanında projeden vaz geçtiklerini, şimdi yüzlerce dönüm dikili bağ ve zeytinlik olarak değerlendirdiklerini belirtti. 60 yıllık inşaat firması olarak Devlet Su İşleri ihaleleri ile Atatürk Barajı ana mütüahhitliği ve bir kaç HES projesinin inşaatını üstlendiklerini ifade etti.

YENİ MÜDAHİLLER

Davaya 50’ye yakın yöre yurttaşı tarafından katılma talebinde bulunulduğundan, mahkemenin öncelikle bu konuda yasal süreci tamamlayıp daha sonra önümüzdeki günlerde kararını açıklaması bekleniyor.

[Not a valid template]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Spam Yorum Koruması *