Vee festival başladı..

Vee festival başladı..
  • 07.04.2017

Dr. Ayfer Tan: “Otları yiyor ve seviyorsak, adına festivaller düzenliyorsak; otlarımızın doğada korunmasını ve sürdürülebilir kullanımını sağlayalım. Bir de bilmediğimiz otları toplamayalım.”

Türkiye’nin en önemli festivalleri arasında ön sıralarda yer alan Alaçatı Ot Festivali sekizinci kez start aldı. İlk gün toplam sekiz etkinlik gerçekleştirildi. Saat 10:00’da stantların açılışıyla başlayan festivalin ilk etkinliği İmren Han Otel’de Doç. Dr. Serdar Gökhan Şenol’in ‘Biyoçeşitlilik ve Kentleşme İkilemi’ üzerine söyleşisi oldu.

BAHÇE ZİYARETİ VE ISIRGAN YEMEK ATÖLYESİ

İlk günün ikinci etkinliği, Alaçatı eski belediye binası önünden hareketle, Ahmet Keçeci rehberliğinde gidilen ‘Sakız Ağacı Koleksiyon Bahçesi Ziyareti’ oldu. Aynı saatlerde Asma Yaprağı Bahçesi’nde Ayşenur Mıhçı sunumuyla ‘Isırgan Çorbası ve Isırgan Salatası’ adlı yemek atölyesi gerçekleştirildi.

İMREN HAN’DA DÖRT SÖYLEŞİ

Saat 14:00-17:00 arası İmren Han Otel’de birbirinin ardı sıra dört söyleşi vardı. Birgül Güner’in ‘Beslenme ve Gıda İçin Biyoçeşitlilik’ üzerine yaptığı sunumdan sonra, Dr. Ayfer Tan, Nurcan Aysar, Sevinç Karabak tarafından ‘Ege Otları Beslenme Değerleri ve Kullanımı’ konulu söyleşi gerçekleştirildi. Diğer iki söyleşiden biri Dr. Gülay Beşirli’nin ‘Yenilebilen Doğal Soğanlar’ı, diğeri ise Dr. Ayfer Tan ile Dr. Saadet Tuğrul Ay‘ın ‘Festival Teması: Isırgan Otu’ydu.

OTLARIMIZIN SÜRDÜRÜLEBİLİR KULLANIMINI SAĞLAYALIM

Dr. Ayfer Tan, 2050 yılında dünya nüfusunun 9 milyara ulaşmasının beklendiğini, biyoçeşitliliği korumak ve öğelerinin sürdürülebilirliğini sağlamak zorunda olduğumuzu söyledi. Tan, “Gıda ve Tarım Örgütü FAO verilerine göre gıda olarak kullanılan 7 bin’den fazla bitki türü bulunmakta. Ancak günlük enerji ihtiyacımızın yüzde 90’ı yalnızca 30 türden sağlanmakta. Binlerce tür ve çeşit ihmal edilmiş ya da yeteri derecede yararlanılmamış durumda. Yalnızca üç tür. mısır, buğday ve pirinçin enerji ihtiyacımızın yüzde 43’ünü, protein ihtiyacımızın ise yüzde 39’unu karşılamaktadır” diye konuştu. Ardından slayt gösterisi eşliğinde Ege’de yetişen otlar, bilinen adları, yararları ve besin değerleri ile bu otlardan yapılan salata ve yemekler tanıtıldı. Dr. Tan sözlerini şöyle noktaladı:

“Otları yiyor ve seviyorsak, adına festivaller düzenliyorsak; otlarımızın doğada korunmasını ve sürdürülebilir kullanımını sağlayalım. Bir de bilmediğimiz otları toplamayalım.”

MUTLAKA KÜLTÜRE ALINIP YAYGINLAŞTIRILMALI

Bu yılki festivalin teması olan ısırgan otunun tarımının yanı sıra, gıda, boya ve tıp gibi değişik amaçlarla kullanımını anlatan Dr. Saadet Tuğrul Ay, “Isırgan otu C vitamini ve demir açısından beslenme değeri oldukça yüksek olan bir bitkimiz. Ayrıca diğer besleyici özellikleri bakımından da çok değerli. Lezzet açısından çok önemli. Isırganlı börek hepimiz tarafından biliniyor. Ayrıca tıbbı olarak kullanımı çok yaygın. Halk arasındaki geleneksel inanışa göre özellikle kansere çok faydalı olduğunu söylenir. Bu yüzden çok yönlü bir bitki olan türümüz genellikle doğadan toplanıyor. Böyle yararlı ve güzel özellikleri olan bir türümüzün mutlaka kültüre alınıp yaygınlaşması gerektiğini düşünüyoruz. O yüzden festival teması olarak bu yıl ısırgan otu seçildi” dedi.

ÇOCUK YEMEK ATÖLYESİ VE BİR SERGİ

Günün son etkinliği ise ‘Bazen Atölye’de Toplum Sağlığı Uzmanı ve Yazar Sibel Güngör’ün ‘Neşeli Tabaklar’ adlı Çocuklar İçin Yemek Atölyesi’ydi. İlk ayrıca Kemalpaşa Caddesi 21 numaradaki Gallery / Atelier SUHANDAN’da ‘Kutlama’ adlı bir sergi açıldı. ‘Alaçatı Lif Sanatını Kutluyor / Celebrating Fiber Art’ temalı Tekstil, Seramik, Takı ve Giysi Sergisi’ni Suhandan Özay Demirkan düzenledi.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Spam Yorum Koruması *